FORUMUMUZA HOŞGELDİNİZ..!
EĞER ÜYE DEĞİLSENİZ ÜYE OLABİLİRSİNİZ...
DAHA İYİ BİLGİ PAYLAŞIM İÇİN ÜYE OLUN.!



 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap
SİTEMİZİ .TK OLARAK ZİYARET ETMEK İSTİYORSAN TİKLA.!
Sohbet | Pvp Kenti Forum

Paylaş | 
 

 Çocuklarda Konuşma Bozuklukları

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
sessiz
YÖNETİCİYÖNETİCİ


<b>Mesaj Sayınız</b> Mesaj Sayınız: 52
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi: 05/04/10
<b>Forum Başarısı</b> Forum Başarısı: 152
<b>Aldıgı Rep</b> Aldıgı Rep: 1
<b>Cinsiyet</b> Cinsiyet: Kadın
<b>Yaş</b> Yaş: 20
<b>Nerden</b> Nerden: +
<b>Hobiler</b> Hobiler: 4
<b>Lakap</b> Lakap: 5

MesajKonu: Çocuklarda Konuşma Bozuklukları   Perş. Nis. 08, 2010 11:23 am

İnsanlar arasındaki iletişimin en etkili yolu konuşmadır. Duyma, konuşma
ve lisan sözel iletişimin temel elemanlarıdır. Bu 3 elemandan herhangi
birindeki aksama konuşma , bozukluğuna yol açabilir. Konuşma bozukluğu
çocukların çevreleriyle ilişkilerini bozduğu gibi , çok ciddi psikolojik
sorunlara da neden olabilir

Konuşmanın ilk alıştırmaları doğduğumuz gün ağlama ve sızlanmalarla
başlar. Ağlarken konuşma, dil ve çene hareketlerini öğrenmiş oluruz.
Üçüncü ayla birlikte kumru gibi ses çıkarma anlamına gelen cıvıldama
dönemine gireriz. Bu dönemde gerçek dille alakalı olmayan, öğrenilmemiş ,
çevresel etkenlerden ve işitme duyusundan bağımsız olan sesler
çıkarırız.

İlk çıkan sesler genellikle anlamsızdır, ancak geleceğin anlamlı
sözcüklerinin temelidir. Altıncı ayda hecelemeye, 9 ayda ritmik sesler
çıkarmaya (ma-ma) ve iki heceyi bir arada kullanmaya başlarlar.(ma-ma ,
da-da gibi). 40. haftayla birlikte heceler birleşir ve anlam kazanmaya
baslar.(baba, dede gibi). Normal gelişim gösteren çocuklar iki yasında
konuşmaya başlarlar. Bu yasta 80-100 civarında sözcüğü anlayan çocuk ,
ilk basit cümlelerini kurmaya başlar. 3 yasında çocuk anlamlı ve düzgün
cümleler kurar ,kendini daha iyi ifade eder ve yabancılarla
anlaşabilmeye başlar.
Çocuk 18-24 aylar arasında arka arkaya 2-3 anlamlı kelime söylemeye
başlar. Normal gelişim evrelerine göre 2 yas çocuğunun konuşmaya
başlamış olması beklenir. 2 yasındaki çocuk, cümleler kuramayabilir
ancak arka arkaya 2-3 anlamlı kelime söyleyemiyorsa , iste o zaman
endişelenip, bir uzmana müracaat etmeliyiz. Çocuğa 0-6 yas döneminden
itibaren gelişim kontrollerinin yapılması çok önemlidir. Anne-babalar
çocuklarının konuşma problemi olup olmadığını ancak 18 ayda fark
edebilirlerken bir uzman bunu 8-10 aylar arasında fark edip , dil
gelişim terapisine başlayabilir.

Hiç konuşamayan çocukta önce ne düşünülür?

İşitme sisteminin normal çalışması, doğru konuşma için gerekli ilk
noktadır. Konuşmanın öğrenilmesi için çocuğun sözcükleri duyması
gerekir.

Araştırmalar işitme kaybı şüphesi ile teşhis konulması arasında gecen
sürecin ortalama 6 ay olduğunu gösteriyor. Yine araştırmalar göstermiş
ki işitme kaybı tanısı ne kadar gecikirse, konuşma yetisi o kadar
problemli olur. Ağır işitme kaybı olan çocuklarda konuşma kusuru
oluşmaması için teşhis erken konmalı ve çocuk 6 aylık olmadan işitme
cihazı kullanmaya başlamalıdır. 1998�den beri her yeni doğana İŞİTME
TARAMA TESTİ yapılması bilimsel kurullar tarafından önerilmiştir. Doğum
sonrası işitme tarama testlerinin yapıldığı hastaneler de doğan çocuklar
da normal konuşma oranı daha yüksektir.


Yeni doğanda doğumsal işitme kayıplarını artıran risk faktörleri

� Çocuğun prematüre dogması ( < 34 hafta dan önce ve < 2000 kg )
düşük
� Hamilelikte geçirilen viral enfeksiyonlar,
� Doğum sonrasında uzun sureli solunum sıkıntısı ,
� Doğum sırasında 4-5 dakika beyine kan gitmeme durumu
� Ototoksik (iç kulağa zararlı ) ilaç kullanımı.

Bir çocuk konuşmaya başladıktan sonra suskunlaşır ve konuşamaz hale
gelirse iki temel nedeni düşünmek gerekir.Bu iki temel nedenden biri
organik diğeri psikolojiktir. Merkezi sinir sistemini ilgilendiren tüm
hastalıklara ve organik�nörolojik (mental gelişim bozukluğu ) bir
hastalığa ikincil olarak konuşma bozukluğu ortaya çıkabilir. Bir diğer
önemli neden ise psikojenik olduğunu dile getirdiğimiz ruhsal
travmalardır. Şiddete maruz kalma, şiddete tanık olma, fiziksel kötüye
kullanıma takiben böyle bir suskunluk ortaya çıkabilir. Bazen belirgin
olarak görülmeyen, travmatik bir etkisi olmayacağı düşünülen aile içi
sorunlar ya da çatışmalara bir tepki olarak da çocuk suskunlaşabilir..
Çünkü çocukta konuşmayı reddetme bir çeşit tepkidir.

Çocuğa bakan bakicinin fazla konuşmaması, çocukla yakın çevresinin az
konuşması ve yeterince ilgilenmemesi de bu durumu açıklayabilir. Son
senelerde televizyon karsısında geçirilen surenin artması da çocuğu
suskunluğa iten bir diğer önemli faktördür. Konuşma becerisini
desteklemenin en iyi yolu , anne ve babaların bebekleri ile sürekli
konuşması, ve bir şeyler anlatan kişi durumda olmalarıdır. Anne ve
babalar çocukları ile doğduğu günden başlayarak sürekli ve anlaşılabilir
telaffuz ile konuşmalıdır. Bebeğin ilk hecelediği, algılama yeteneğinin
geliştiği dönemlerde, bu desteğin çok dikkatli verilmesi gerekir. Doğru
konuşma için ısrarcı olmamak, çatışmayı önlemek ve yanıt alınmadığı
zaman yorumsuz kalmayı tercih etmek önemlidir. Anne ve baba paniklemeden
çocuğa uyarıcı bir cevre oluşturup ,onu desteklediği takdirde bu
gecikme kısa surede aşılabilir. Sabır ve ilgi doğru desteğin en önemli
unsurlarıdır. İyi bir konuşma modeli oluşturabilmemiz için acık , yavaş,
anlaşılabilir konuşumu beden dilimizi ifade eden jestlerle
desteklemeliyiz.

Konuşma bozukluğu olan çocuklarda psikolojik faktörleri düşünürken çocuk
psikiyatrisinde �İletişim bozuklukları� baslığı altında yer alan
tanıları da dikkate almak gerekir. Bu tanılardan biri olan �Sözel
Anlatım Bozukluğu�nda çocuk kelime Bilgisi, zamanların doğru kullanımı
karmaşık cümle kurulması ve kelimelerin hatırlanmasında beklenenin
altında bir yeterlilik gösterir. Bu durum çocukluk cağında herhangi bir
zamanda ortaya çıkabilir. Daha önce söylediğim gibi, travmaya yada
nörolojik bozukluğa takiben yada gelişimsel olabilir. Diğer bir tanı
�Karışık Dili Algılama �Sözel Anlatım Bozukluğu�dur. Hem dili anlama da ,
hem de sözel anlatımda bozukluk bulunmaktadır. Bu iki bozuklukta da
kesin nedenler bilinmemekle beraber merkezi sinir sistemi hasarları,
yine merkezi sinir sisteminin gelişimindeki bozukluklar neden olarak
düşünülmektedir.

Genetik faktörler üzerinde de durulmakla birlikte tümüyle psikolojik
nedenli de olabilir. Ayrıca bazı sesleri çıkarmada zorluk olusturan «
Fonolojik Bozukluk » ve kekelemede diğer üzerinde durulması gereken
iletişim bozukluklarındandır. Çok dikkat edilmesi gereken ruhsal
rahatsızlık �Otistik Bozukluk� tur. Otizm, hiperaktivite ve dikkat
dalgınlığı, down sendromu, zeka geriliği durumlarında ortaya çıkan
konuşma bozuklukları ve öğrenme güçlükleri için çocuk psikologlarından
yardim alınmalıdır. Çocukların beklenen yas düzeyine uygun konuşma ve
iletişim becerilerinin olmadığı durumlarda, anatomik bir kusuru dışlamak
için bir KBB uzmanının değerlendirmesi, başka bir organik �nörolojik
bozukluğu dışlamak için bir çocuk doktoru yada çocuk nörologunun
değerlendirmesi ve herhangi bir fiziksel yada organik neden
bulunmadığında çocuk psikiyatrisine başvurulması gerekmektedir. Çocuğu
konuşmaya yada tüm dikkati bunun üzerine yoğunlaştırarak çocuğa
yaklaşmak yerine, sorunun ne olduğu ve nasıl çözülebileceğine ilişkin
bir uzmana danışmak her zaman tercih edilmesi gereken yoldur.

OPR.DR. YUSUF ŞENER-ALMAN HASTANESİ KULAK BURUN BOĞAZ HASTALIKLARI
UZMANI

Alıntıdır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 

Çocuklarda Konuşma Bozuklukları

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

 Similar topics

-
» Günlük Hayatta Korece Konuşmak
» Sanalikada Renkli Konuşma Baloncuğu
» KONUŞ YOKSA (ROMAN SÜPER). ...!
» Güzel ve Etkili Konuşma (e-kitap)
» Termokimya

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Bayanlar Bölümü :: Anne-Çocuk-